full screen background image

TARİHTE BU DENLİ BİR TAHRİP GÜCÜ OLAN DARBE OLMADI.DUYGULARA DARBE YAPILDI

4159

15 Temmuz gecesi Türkiye’ de TSK içinden FETÖ/PYD Terör örgütüne mensup bir grubun Ülkenin yönetimine el koymak, darbe yapmak maksadıyla giriştikleri kalkışma halkın sokaklara dökülmesi neticesinde sonuçsuz kalmış ve başarılı olamamıştır.
Gelinen noktada 248 şehit ve binlerce yaralı vardır.
Yaşanan olayların insanımız üzerinde büyük etkileri olmuştur.
Bu olaylara şahitlik eden bölgemizin genç siyasi yüzlerinden Kartal Belediye Meclisi Üyesi Sn. Yunus Fırat Aydın ile bu konu üzerinde bir söyleşi gerçekleştirdik.
Yunus Fırat Aydın o gece Memleketine bir düğüne gitmek üzere iken Sakarya’da almış haberi. Biz de kendisini telefonla aradık. Sn. Aydın olaydan haber olduğunu, “Bugün düğün günü değil vatan müdafaası günü” diyerek İstanbul’a geri dönmek için yola çıktığını söyledi. Nitekim Kartal’da kalkışmayı birçok kişi kendisinin SMS sistemi ile Kartallılara gönderdiği mesajlar aracılığıyla öğrendi ve sokağa çıktı.

Müslüm İnan:
Genç bir siyasetçi olarak bu girişim karşısında neler hissettiniz nasıl karşıladınız?
Yunus Fırat Aydın :
Bu haber televizyonlara yansımadan yaklaşık bir saat önce bir dostumdan haber aldım. Şaka yaptı sandım. Çünkü 2016 yılındaydık ve askeri darbelerin lanetlendiği, çok farklı şeyleri konuşabildiğimiz bir dönemde olduğumuzu zannediyordum.

Hatta Genç Siviller ile bir takım ortak çalışmalarda bulunurken, demokrasinin kutsallığını, darbeleri konuşmayı bırakıp projeleri konuştuğumuz zamanlar geldiğinde Türkiye gerçek gücünü bulacak ve ilerleyecek diyorduk.
Zira Osmangazi köprüsü açılıyor, 3.köprüyü konuşuluyor, 3. Havaalanını konuşuyorduk. Hakikaten özlediğimiz Türkiye geliyor diye düşünürken, tekrar darbelerin konuşulduğu bir Türkiye hiç birimizin hayal ettiği, arzu ettiği Türkiye değildi, olamazdı. Müthiş bir şaşkınlık içerisindeydim.

ANNE SENİN HAKKINDAN DAHA BÜYÜK HAK,MİLLETİN HAKKI VAR!!
Ailemle beraber Bingöl’e amcamın oğlunun düğüne gidiyorduk. Gece Sakarya’da konaklayacak, sabah yola çıkacaktık. Durumdan haberdar olunca geri dönmeye karar verdim. Tabii gelen bazı telefonlar İstanbul’a geri dönmememi, darbenin önüne artık geçilemeyeceğini ve tutuklanmak istemiyorsam Sakarya’da kalmamı hatta Bingöl’e gitmemi telkin ediyordu. Annemin analık içgüdüsü ile geri dönersen hakkımı helal etmem sözleri de cabası… Fakat hamdolsun bir an bile tereddüt etmeden, Annemden “senin hakkından daha büyük bir hak, Millet’in hakkı var üzerimde” diyerek İstanbul’a doğru yola çıktım. Tuzla, Pendik, Kartal TEM gişeleri kapatılmıştı. Sultanbeyli gişelerinde tankların arasından bir boşluk bularak gaza basarak riskli bir geçişle Kartal’a gelebildim. Açıkçası Macera dolu bir gece ile bir çok hissi aynı anda yaşadık…
Soru: Bu darbe bir tek Siyasi Partiye mi yapıldı?
Yunus Fırat Aydın:
Gözden kaçırdığımız bir durum var. Önce Şu tespiti yapmak lazım. Bu darbeyi kim yaptı? TV’lerde tartışma programlarında, kendi aramızda konuştuğumuzda sadece FETO terör örgütünü lanetliyoruz. Ancak unutmamamız gereken bir husus var ki bunlar maşa. 80 ihtilali Kenan Evren’e , 28 Şubat Batı çalışma grubuna, bu kalkışma da FETÖye yaptırıldı. Yani emperyalist güçler müdahalede bulunmak istediklerinde her dönemin şartına uygun maşalar bulup bunları kullanıyorlar. Bu gün kullandıkları ise bu terör örgütü oldu. Dolayısıyla bu kanlı kalkışmayı yapana dikkat çekmek kadar yaptırana da dikkat çekmek lazım. Asıl gözden kaçırılmaması gereken bu. Yaptıranı lanetleyip, ortaya döküp gerekeni yapmadığımız sürece bu emperyalistler farklı gruplar bulup bundan 10 yıl da geçse 20 yıl da geçse yine bu tür girişimleri gerçekleştirebilirler.

BAĞIMSIZLIK HAREKETİMİZDEN RAHATSIZ OLANLAR
Başta ABD olmak üzere İngiltere, İsrail ve bir takım emperyalist güçler, Türkiye’nin kendi bağımsızlığı adına yaptıklarından, kurdukları oyunun sınırları dışına çıkma girişimlerinden rahatsız olup ülkemizi köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla bu sadece siyasi bir partiye yapılmış bir darbe girişimi değildir. Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesine yapılan bir girişimdir.
AYNI ZAMANDA ORDUYA DA YAPILAN BİR DARBE OLARAK NİTELENDİREBİLİRİZ SANIYORUM?
Daha önce de darbeler oldu, muhtıralar oldu. Talat Aydemir kalkışması gibi birçok girişimler oldu.

YİNE EN GÜVENİLİR KURUM TSK.

Ancak dönüp baktığımızda tüm bunlara rağmen yine de TSK en güvenilir kurumlar listesinde hep en baş sıralarda görüldü. Fakat Boğaziçi köprüsünde tanklarla, keskin nişancılarla sivil insanların üzerine yağdırılan mermiler, TBMM’ye atılan bombalar, silah arkadaşları diyebileceğimiz Özel Harekata yaptıkları vahim saldırı, Beştepe’nin bombalanması ve her gece TV’lerde bir yenisini izlediğimiz vahşet görüntüleri halkın TSK’ya olan güvenini sarsmış gibi görünüyor. Ama unutmamak gerekir ki bu Ordu bizim Ordumuz, içindeki çürükler Ordumuzun “Peygamber Ocağı” olma hüviyetini engelleyemeyecek ve bu çürükler temizlendikten sonra halkımız TSK’yı yeniden bağrına basacaktır.
Şunu da eklemek isterim; MİT Tırlarının durdurulması, 17-25 Aralık kurgusu, Rus uçağının düşürülmesi ve son olarak bu kalkışmanın gerçekleştirilmesi… Bütün bu ve benzeri saldırıları sadece bu örgütün dershanelerinin kapatılmak istenmesi sonrası siyasi iktidara kin duyarak gerçekleştirdiği saldırılar olarak görenler varsa yanılmaktadırlar. Bu çok çok daha büyük bir olaydır. Gerçek bağımsızlık süreci içerisinde Türkiye emperyalistlerin verdikleri buyrukları reddedip, “ ben bağımsızım kimseden buyruk almam kendi politikamı kendim belirlerim. Komşularımla ilişkilerime ben karar veririm, kiminle ticaret yapacağıma, kiminle sulh yapacağıma, kiminle savaşacağıma ben karar veririm.” demeye başladığı için Türkiye’nin başına getirilmiş bir iştir bu.
SORU: BU KALKIŞMANIN DİNİ RİTÜELLERİ KULLAN BİR ÖRGÜT TARAFINDAN YAPILMIŞ OLMASI SİZDE NASIL BİR ETKİ BIRAKTI ?
Yunus Fırat Aydın :
Meşhur bir hikâye vardır. Çölde bir adam aç susuz giderken bir konağa rastlar. Kapıyı çalar. O konak misafirperverliği ile meşhur bir ağanın konağıdır. Adamı içeri alırlar, yedirirler, içirirler… Günlerce misafir ederler. Daha sonra konuşulanlara kulak kabartır ve ağanın paha biçilemez bir atının olduğunu öğrenir. Karnı da doyunca adam, atı kaçırır, çalar. Ağanın adamları atın çalındığını fark edince günlerce misafir ettikleri adamın peşine düşerler. Takip sonucu atı pazarın birinde görürler. Ağanın adamı olduklarını gizlerler. Bu at ne kadar? diye sorarlar. Adam da fahiş bir fiyat söyler. Ağanın adamları hiç itiraz etmeden satıcının istediği rakamı verir, Atı alırlar. Tam giderlerken hırsız ,ağanın adamlarını tanır.

SEN ONUN MİSAFİRPERVERLİĞİNİ ÇALMIŞ OLACAN

Sorar “Sizi tanıdım ağanın adamlarısınız ve kendi atınızı para ile satın aldınız. Neden böyle bir şey yaptınız? “ Ağanın adamaları; “ Bizim ağamız o kadar zengin ki bu verdiğimiz paranın ağamızın serveti yanında hiçbir kıymeti yoktur. Fakat burada münakaşa olur ve Ağa Atının çalındığını duyarsa bir daha o kapı hiç kimseye açılmaz ve hiç kimseyi misafir etmez. Eğer duyarsa sen onun misafirperverliğini, ağalığını çalmış olacaksın der.
Bu örgütün yapmış olduğu ihanet tam da bu hikâyedeki hırsızın ihanetine benziyor. Bunlar, insanların safiyane duygularla bir takım cemaatlere gidip dinlerini öğrenme, ibadetlerini yerine getirme ve Allah’a daha iyi bir kul olma adına saf duygularından çaldılar. Asıl üzüntümüz bu güven duygusunun tahrip edilmesidir. Umarım milletimiz gönül kapılarını hakiki Allah dostlarına kapatmazlar..
SORU ; BU KALKIŞMAYI YAPAN ÖRGÜTÜ HAİN OLARAK NİTELENDİREBİLİRMİYİZ?
Yunus Fırat Aydın:
Bunlar maşa. Ama tabii ki hain hatta daha da ağır ifadeler söylenebilir. Bunlar safiyane duygularla bir takım öğretiler için gidenleri kullanarak uluslararası karanlık terör devletlerine taşeronluk yaptılar.

HAİN TABİRİ AZ KALIR

Elbette ki hain kelimesi basit kalır. Bu örgüt bizim için hain ama başkaları için ise kahraman ne yazık ki.
SORU : BU KALKIŞMANIN HALKTA KARDEŞLİK VE VATAN SEVGİSİ DUYGULARINI CANLANDIRIP PEKİŞTİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?
Yunus Fırat Aydın :
Biz zor zamanlarda birbirimizin kıymetini bilen insanlarız. Depremlerde gördük insanların birbirlerine nasıl yardıma koştuklarını. O gece ben Kartal Emniyet Müdürlüğü önünde CHP’li, MHP’li,. Saadet Partili, Vatan Partili birçok insan gördüm. Sadece Ak Partililer yoktu sokakta. Herkesin ortak emanete sahip çıkma duygularıyla sokağa çıktığını gördük. Bu olay aslında günübirlik kavgalardan uzak durup, birlik içinde ortak değerlerimize hep beraber sahip çıkmamız durumunda neler başarabildiğimizi çok iyi gösterdi.

BİZLER SİYASİ RAKİBİZ AMA!

CHP, MHP ve diğer partilerle belki siyasi arenada rakibiz, ancak burada rekabet bir kenara bırakılıp zor günde nasıl beraber olunur, halkımız bunun çok güzel bir örneğini verdi.
Genel Başkanlar nezdinde Sn. Kılıçdaroğlu ,

SN.DEVLET BAHÇELİ’DEN ŞAŞIRTMAYAN DURUŞ

Sn. Bahçeli bunların çok güzel örneklerini verdi.
Sn. Bahçeli’ye özel bir parantez açmak istiyorum. Bu Millet ne zaman sıkıntılı bir gündemle baş başa kalsa Sn. Bahçeli çoğu zaman parti menfaatlerini bir kenara bırakıp milletin yanında yer almış, Milli bir duruş göstermiştir. Bu açıdan bakınca bizim gönlümüzde ayrı bir yer edindiğinin de bilinmesini isteriz.
Fakat yerel ölçekte Milletin oyları ile seçilmiş ve Milletin emanetine en fazla sahip çıkması gereken kişi, seçilmiş Belediye Başkanıdır.

KARTAL BELEDİYE BAŞKANI SN.ÖZ ,SEN NERDESİN?

Maalesef Kartal Belediye Başkanı Milletin Belediye Başkanlığı koltuğuna sahip çıktığı kadar kendi koltuğuna sahip çıkamamıştır. Millet, Belediye Başkanına emanet ettiği koltuğa Başkandan daha fazla sahip çıktı.
Hadi ilk gece korktu, âmâ üzerinden günler geçti hala Belediye Başkanımız o günden bu güne hiçbir şekilde Milletin derdine ortak olmadı. Bir tek olumlu mesaj vermedi. Sokaklarda Demokrasi nöbeti tutan Kartal halkına selam bile vermedi. İBB ulaşımı ücretsiz yaparken Neyzen Tevfik Meydanında bulunan insanımıza bir bardak suyu bile çok gördü. Hatta geçenlerde haberlerde gördüğümüz kadarı ile yiğit bir Belediye çalışanımız Tank altında kalarak ezilmiş, yaralı, yoğun bakımda hastanede yatıyor.

DEMOKRASİ İÇİN YARALANAN KARDEŞİMİZİ NEDEN GÖREMEDİN.

Belediye Başkanımızın tüm işini gücünü bırakıp bu kardeşimizin yanında olması, ailesinin yanında olması, onlara manevi bir destek içerisinde olması gerekirken , maalesef Belediye Başkanımızın bu konuda da sınıfta kaldığını ve Belediye Başkanının koltuğu için canını veren kardeşimizin ailesine tenezzül edip telefon dahi açmadığını görüyoruz. Sn. Kılıçdaroğlu’na, CHP Kartal İçe Örgütüne ve tabanda CHP’ye gönül veren herkese çok teşekkür ediyoruz. Fakat Kartal Belediye Başkanı, hangi Partiden olduğu önemli değil, hiç olmayacak bir şekilde ne yazık ki bu olayda da sınıfta kalmıştır ve tavrı bizi derinden üzmüştür.
SORU :TEHLİKE GEÇMİŞ MİDİR ?
Yunus Fırat Aydın :
Bu yapılaşma 40 yıldır örgütlenen bir yapı ve kesinlikle yedek unsurları var. Yedeğin yedeği falan hepsi vardır. Fakat Milletin bu duruşundan sonra bir daha cesaret edebileceklerini sanmıyorum.
Ancak meseleyi FETÖ terör örgütünün dershanelerden ötürü kalkıştığı bir kalkışma olarak görürsek aradan 5-10 yıl geçer mesele unutulur. Meseleyi daha büyük resimden görmezsek birileri kalkıp yine post modern darbe yapar, ekonomik darbe yapar, kalkışma yapar, yapar da yapar. Meseleyi daha büyük okuyup, bu hareketin arkasındaki emperyalist güçlerin Türkiye’nin bağımsızlığını ve bölgedeki liderliğini hazmedememesi üzerine kurulmuş santranç tahtası üzerinde bir hamlesi olarak görmek lazım.

ŞAH, AMA MAT OLMADI

Onlar şah dedi fakat millet mata izin vermedi. Fakat oyun da bitmedi…
Dolayısıyla bu kalkışma Türkiye Cumhuriyeti’nin başına gelmiş ilk felaket değildir, son felaket de olmayacaktır. Yarın başka felaketler de yaşatmaya çalışacaklar. Bu felaketleri sadece askeri darbeler olarak düşünmeyelim. Her alanda darbe girişiminde bulunabilirler.
O yüzden ortak paydalarımıza sımsıkı sarılıp Cumhuriyetimize, demokrasimize ve memleketimize her gün 15 Temmuz gecesinde sahip çıktığımız gibi sahip çıkmalıyız. Biz bir, beraber olduktan sonra başkasının ne yapacağının çok bir ehemmiyeti yoktur.
Onlar bizim birliğimizden ve birbirimize olan güvenimizden korksunlar; biz onlardan korkmayacağız. Nasıl 248 kardeşimiz canını vermekten imtina etmediyse bizler de bir canımız var ve onu vermekten asla imtina etmeyeceğiz. Bu ruh bu karanlık güçlere inşallah boyun eğdirecektir.
SORU : SON BİR MESAJINIZ VAR MI ?
Yunus Fırat Aydın :
Bu nöbeti canla başla vatan aşkıyla tutan Partili, Partisiz tüm herkese çok müteşekkiriz. Cumhurbaşkanımız nöbete evlerinizde devam edebilisiniz deyinceye kadar bu insanlar meydanları boş bırakmayacaktır.

ŞEHİTLERİMİZİ İNCİTMEYELİM

Fakat meydanları çok büyük panayır alanlarına çevirip 248 tane canını veren kardeşlerimizin ruhunu incitmememiz gerekir. Ben bu noktayı çok hassas noktalar olarak görüyorum. Bu alanlar panayır alanları değil. Nöbet tutulan yerlerdir. Bu duygularla oralarda nöbet tutanlara büyük saygımız var.
Büyük bir vakarla ve şuurla tuttuğumuz nöbetlerimize devam ediyoruz. Ta ki Cumhurbaşkanımız nöbete evlerinizde devam edebilirsiniz deyinceye kadar tuttuğumuz nöbetlere devam edeceğiz.
Ben bu hususta 15 Temmuzdan bu yana sizi hep sokaklarda gördüm Müslüm İnan’ı Yeni Söz Gazetesini Milletin yanında gördüm. Milletin iradesinin yanında gördüm. O geceden bu güne kadar siz de aynı bu Millet gibi dik duruşu ve aynı vakarı gösterdiniz. Yayınlarınızla da aynı duruşunuzu devam ettiriyorsunuz. Milletin seçmiş olduğu bir Meclis Üyesi olarak Milletim adına sizlere teşekkürü bir borç bilirim.

Reviews

  • 10
  • 10
  • 10
  • 10
  • 10
  • 10

    Score

User Rating: 0 ( 0 Votes )